Yaz tatili planlarında tek bir destinasyona bağlı kalmak yerine aynı seyahatte birden fazla ülke ve şehri keşfetme isteği, kruvaziyer turizmine olan ilgiyi artırıyor. Konaklama, ulaşım, yeme içme ve eğlenceyi tek pakette buluşturan kruvaziyer turları, özellikle yükselen otel maliyetlerinin ardından tatilciler için güçlü bir alternatif haline gelirken, Doğu Akdeniz rotalarına yönelik talep de her geçen gün artıyor.
2026 yaz sezonunda Akdeniz operasyonlarını yeniden başlatan AROYA Cruises, Galataport İstanbul’u ikinci kez ana liman olarak tercih ederek Türkiye’nin kruvaziyer turizmindeki konumunu güçlendirdi. Haziran ile eylül ayları arasında düzenlenecek İstanbul çıkışlı üç farklı program kapsamında yolcular; Türkiye, Yunanistan ve Mısır’ı kapsayan çeşitli rotalarda seyahat edebilecek. Programlar arasında yedi gecelik klasik Doğu Akdeniz turlarının yanı sıra İstanbul-Marmaris ve Marmaris-İstanbul arasında düzenlenecek özel seferler de yer alıyor.

Kruvaziyer seyahatlerinin en önemli avantajlarından biri ise yolcuların valizlerini yalnızca bir kez yerleştirerek her sabah farklı bir limanda güne başlayabilmesi. Böylece tek bir tatilde farklı kültürleri tanıma, tarihi kentleri gezme ve deniz tatilini bir arada yaşama fırsatı sunuluyor.
Aile odaklı ve alkolsüz konseptiyle öne çıkan AROYA Cruises, gemide sunulan helal sertifikalı yiyecek ve içecek seçenekleriyle de dikkat çekiyor. Gemide 15 restoran, 20 eğlence alanı, bin kişiden fazla kapasiteli tiyatro salonu, su parkları, çocuk merkezleri, termal alanlar ve spa hizmetleri bulunuyor.

151 bin groston ağırlığında, 335 metre uzunluğundaki AROYA, 19 güvertesi, 1.678 kabini ve 3.362 yolcu kapasitesiyle Akdeniz’in en büyük kruvaziyer gemileri arasında gösteriliyor. Yetkililer, İstanbul’un ana liman olarak tercih edilmesinin hem turizm gelirlerine hem de liman ve hizmet sektörüne önemli ekonomik katkılar sağlayacağını belirtiyor. Böylece İstanbul’un yalnızca uğrak limanı değil, kruvaziyer operasyonlarının planlandığı bölgesel bir merkez olma hedefi de güç kazanıyor.

