Türkiye turizminde uluslararası yatırımlara bir yenisi daha ekleniyor. Dünyaca ünlü Japon otel zinciri Hotel Okura, Türkiye’deki ilk otelini Kapadokya’da açmaya hazırlanıyor. Nevşehir’in tarihi Mustafapaşa köyünde inşa edilecek Hotel Okura Thermal Resort & Spa Cappadocia, Japon misafirperverliğini Kapadokya’nın tarihi ve kültürel mirasıyla buluşturacak.
Kapadokya, Japon turistlerin Türkiye’de en fazla ilgi gösterdiği destinasyonlardan biri olmasının ardından şimdi de Japonya’nın köklü otel markalarından Hotel Okura’nın ilk Türkiye yatırımına ev sahipliği yapacak. 2028 yılında hizmete girmesi planlanan proje, Türk yatırım grubu KK Universal iş birliğiyle hayata geçirilecek. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bölgede yükselecek tesisin, lüks konaklama anlayışına yeni bir soluk getirmesi hedefleniyor.
İlk kez 2015 yılında duyurulan proje, revize edilen planlarla daha kapsamlı bir yapıya kavuştu. Yeni konsept doğrultusunda tasarlanan otel, termal turizm ve sağlıklı yaşam alanında bölgenin en iddialı yatırımlarından biri olacak. Toplam 102 odadan oluşacak tesiste, 3 bin 500 metrekare büyüklüğünde spa ve sağlıklı yaşam merkezi bulunacak. Doğal mineralli termal havuzlar, Türk hamamı, buhar odaları ile kapalı ve açık yüzme havuzları misafirlerin kullanımına sunulacak.

Otel kompleksi, restore edilecek tarihi taş yapılar ile yeni inşa edilecek binaların bir araya getirilmesiyle oluşturulacak. Bölgenin simge yapılarından tarihi bir konak da projeye dahil edilirken, yapılar yer altı geçitleriyle birbirine bağlanacak. Tesiste ayrıca üç farklı restoran hizmet verecek. Bunlardan biri ise Hotel Okura’nın uluslararası alanda tanınan Japon restoran markası Sazanka olacak.
Hotel Okura Başkanı Toshihiro Ogita, Kapadokya yatırımının yalnızca yeni bir otel projesi olmadığını, aynı zamanda Japon misafirperverliği ile Türkiye’nin kültürel zenginliğini buluşturacak önemli bir adım olduğunu belirtti. Bugün Japonya ve yurt dışında toplam 80 otel işleten Hotel Okura’nın Kapadokya yatırımı, grubun Türkiye’deki ilk tesisi olmasının yanı sıra Avrupa büyüme stratejisinin de önemli kilometre taşlarından biri olarak değerlendiriliyor.

